haydan gelen huya gider
Öküz altında buzağı arama çalışmalarımızın verimlerinden birisi bu atasözüne kısaca şu yolda getirilen açıklamadır: "Bu aslında Allah demek olan 'Hayy'dan gelir Hû'ya gider' olup zamanla değişmiştir."
Büyük harfle Hay veya Hayy (حَيّ), Arapçada "diri" anlamında olup Allah'ın adlarından biridir; Hû veya Hü ise Arapçadaki 'huwe' (üçüncü erkek kişi zamiri) sözünden tasavvuf alanında Allah adını doğrudan söylememek ve saygı için gelişmiş bir sözdür.
Ancak, 'haydan gelen huya gider' atasözünün kullanıldığı hiçbir tarihî örnekte anlamı "Allah'tan gelen Allah'a gider" değildir, tam tersine bugünkü bildiğimiz anlamda, "kolay elde edilen kolay yitirilir" fikrini vermek için kullanılmıştır. Bu atasözünün tarihî tanıkları şöyledir:
§ Şinasi'nin Durub-i Emsal-i Osmaniye'sinin 1870 yılındaki ikinci baskısında (s. 300):
هایدن كلن هویه كیدر
☜ حرامدن كلن
Biçiminde verilmiştir. Dikkat ederseniz 'hay' sözünü Hay (حَيّ) diye yazmamış ve "Haramdan gelen (harama gider)" atasözüne de bakınız diye belirtmiş.
§ Bu kez bundan 10 yıl önceye, A. A. Fardis ve Ioannis Fotiadis tarafından 1860 yılında İstanbul'da çıkarılan Λεξικόν Ελληνοτουρκικόν (Lexikon hellēnoturkikon, Hazine-i Lugat-i Rumiye ve Osmaniye) sözlüğündeki bakalım:
Ἀνεμομάζωμά, τὸ, εὔχρηστον μόνον εἰς τὸ πλθ. καὶ εἰς τὴν παροιμίαν· « Ἀνεμομαζώματα, διαβολοσκορπίσματα,» τὸ ὁποῖον ἰσοδυναμεῖ μὲ τὸ, هایدن كلان خویه كیدر χαϊδὰν κ̇ελὲν χουγιὰ κ̇ιδέρ.
Bunun Türkçe çevirisi şudur:
Ἀνεμομάζωμά, bu kelime yalnızca çoğulda ve atasözünde kullanılır; ανεμομαζώματα διαβολοσκορπίσματα ("Yelin yığdıkları, şeytanın saçtıkları") bu ifade, هایدن كلن خویه كیدر ("Haydan gelen huya gider") ile anlamdaştır.
Görüldüğü üzere 1860 ve 1870 tarihli iki kaynak atasözünün aslında sahip olduğu iddia edilen anlamı göstermemektedir ve günümüzde herkesin anladığı ve bildiği anlamı doğrulamaktadır. Bu atasözünün başka bir anlamı olduğunu ima eden başka bir kaynak da bulunamamıştır. Atasözündeki 'hay' ve 'huy' sözleri yansıma (ses taklidi) sözler olup sesteş öbür sözlerle ilgisi kurulamaz. Bakınız Kubbealtı Lügati 'hayhuy' sözünü nasıl tanımlamıştır:
HAYHUY : i. (ses taklidi k.) 1. Her ağızdan bir ses çıkmasından meydana gelen gürültü, patırtı: Bir hayhuydur gidiyor (Ahmed Midhat Efendi). O hayhuy-ı şetâret tutarak âfâkı (Hüseyin Sîret). 2. İnsanın vaktinin boşa geçmesine sebep olan çeşitli meşgale: “Günlerimiz bir hayhuy içinde geçip gidiyor.” [Hay-â-huy ve Hây u huy şeklinde de kullanılır].
Özellikle ikinci anlamı kalınlaştırdım, bu yansıma söz ve benzerlerinin "boşluk" ile bağdaştırıldığını göstermek için. Ayrıca 'haybeye' "boşa" sözünü de 'hayhuy' ile benzer görebiliriz.
Yürütülen araştırma ve karşılaştırma sonucunda 'Haydan gelen huya gider' atasözünün, iddia edildiği gibi "Allah'tan gelen Allah'a gider" anlamında olmadığı aydınlaşmıştır. Bu işin tarihî açısıdır. Günümüzde insanlar bu sözü iddia edilen anlamda kullanmak isterlerse o kendi bilecekleri iştir ama bunun için "doğrusu budur" demeye gerek yok.