Kayıtlar

Ağustos, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Dil Devrimi ve Yeni Türkçe

"Dil Devrimine" oturgaçlı götürgeç tadında bir yerden bakmamak gerek. Bu konuyu muğlaklaştırırken havanda su dövmek demek. Halbuki niyet okumadan, varsaymadan Dil Devriminin somut amaç ve hedeflerini iyi anlamak gerekir. Başlıca ve en önemli amaç ve çıktısı yazı dilini konuşma dili üzerine kurmaktır. Bugün bunun böyle olmaması gerektiğini düşünen yoktur. Açıkçası bu devrimin de başarısı sayılamaz. Yine somut sebepler ve şartların yarattığı bir eğilimdir. 19. yüzyılda, özellikte ikinci yarısında gündelik basın diye bir şey ortaya çıkmış, yazı yazmak katiplerin şahsi malı olmaktan çıkmış, daha geniş bir kitle okuma-yazma öğrenmiş ve " kamuoyu " denen kavram doğmuştur. İlk gazetelerde ve gazetelerin ilk dönemlerinde eski klasik üslubun sürdürülmeye çalışıldığını görüyoruz. Ancak bu üslup, "inşa" denen ilim ve usul, stilistik bakımdan seci ve sanat bulmak için çok uzun süre ve araştırma isteyen yorucu bir uğraşı gerektirirdi, ve doğrusu anlam birinci sırada d...

ritim

Fıransızca rythme /ʁitm/ sözünün Türkçede 'ritim' olması, TDK böyle yazdığı için midir? Tabii ki hayır. Türkçede CVCC (ünsüz-ünlü-ünsüz-ünsüz) hecesi, yani iki ünsüzün art arda gelmesi belirli şartlar altında var olabilir. İki ünsüzden ilki "l, r, n, m, s, ş, (k), (y)" ve ikincisi "p, ç, t, k, (s)" olursa:  -rp: sarp, çarp- -rt: kurt, dert -nç: kıvanç, dinç -lt: alt, salt -st: üst, post -rk: kırk, sark- -şk: aşk -nk: renk, denk Bunların yanında -ks ve -yp ikililerin durumu hayli belirsizdir, çünkü dilde lüks yerine 'lüküs' ve teyp yerine 'teyip' de çok yaygındır.  Sesçe mümkün olan yukarıdaki birliktelikler dışındaki CVCC yapısındaki hece ünlü türemesiyle iki heceye bölünür → CVCVC yapısına geçirilir:  ʿaql → akıl  fikr → fikir  şehr → şehir  naql → nakil ʿayb → ayıp vb.  'Ritim' sözüyle ilgili başka bir konu da Türkçenin çok sevmediği söz başındaki r- sesidir. Bu sesin Türkçede çok kez başına ünlü aldığı görülür:  rişte → erişte  r...

haydan gelen huya gider

Öküz altında buzağı arama çalışmalarımızın verimlerinden birisi bu atasözüne kısaca şu yolda getirilen açıklamadır: "Bu aslında Allah demek olan ' Hayy 'dan gelir Hû'ya gider' olup zamanla değişmiştir."  Büyük harfle Hay veya Hayy (حَيّ), Arapçada "diri" anlamında olup Allah'ın adlarından biridir; Hû veya Hü ise Arapçadaki ' huwe ' (üçüncü erkek kişi zamiri) sözünden tasavvuf alanında Allah adını doğrudan söylememek ve saygı için gelişmiş bir sözdür.  Ancak, ' haydan gelen huya gider ' atasözünün kullanıldığı hiçbir tarihî örnekte anlamı "Allah'tan gelen Allah'a gider" değildir, tam tersine bugünkü bildiğimiz anlamda, " kolay elde edilen kolay yitirilir " fikrini vermek için kullanılmıştır. Bu atasözünün tarihî tanıkları şöyledir: § Şinasi'nin Durub-i Emsal-i Osmaniye 'sinin 1870 yılındaki ikinci baskısında (s. 300): هایدن كلن هویه كیدر  ☜ حرامدن كلن Biçiminde verilmiştir. Dikkat ederseniz ...

eldiven / destkeş

Diller kimileyin yanılır. Bir sözü yanlış anlar, yanlış böler, yanlış bağlar. Ama ilginç olan yanlış değildir. İlginç olan bu yanlışların çoğu zaman ölmemesidir. Yaşar, yayılır, bazen komşu dillere bile geçer. Eldiven ve bunun Farsçası 'destkeş' sözcüğünün öyküsü de çak böyle bir öykü. Öykü Farsça dastuvāne (دستوانه) ile başlar. Bu sözcük dest "el" ile -vān / -bān: “koruyan, gözeten” sözlerinin birleşiğidir. Sözcüğün harfî anlamı “el koruyandır” Eldivenin ne idiğini, neye yaradığını doğrudan söyleyen açık bir yapıdadır. Bu söz Türkçeye geçtiğinde önce destüvāne, ardından desdivane ve *destiven biçimlerini aldı. Bir noktada Türkçe konuşanlar baştaki dest bölümünü tanıdı, “el” anlamındaki bu sözcüğü doğrudan Türkçesi ile değiştirdi.  Yabancı sözcüğün tanıdık sözle değiştirilmesiyle böylece 17. yüzyılda eldiven ortaya çıkıp günümüzdeki yaygınlığını bu tarihten sonra kazandı.  Dilbilimciler buna reanalysis der; daha özelde rebracketing . Reanalysis bir dil yapısının üs...

emik ~ imik

Güncel Türkçe Sözlük'te ' emik ' sözü "1. isim, Emilmekten çürüyen yer; 2. isim, Emme izi ; 3. isim, İnsan beyni." biçiminde, ' imik ' sözü ise "1. isim ► gırtlak ; 2. isim ► bıngıldak . 3. isim, sinema , Animasyon film müziklerini oluşturan yapısal özelliklerin kültürel mesajları ve izleri içerdiğini belirtme." yolunda anlamlandırılmıştır. Yazı diline buyur edilmeyen sözler bir-iki donda görünebilir; 'emik' ve 'imik' sözleri de anlamlarına göre birleştirilecek, ayrıştırılan anlamlar ise başka sözlerin yanına dizilecektir. Öncelikle emik'in birinci ve ikinci anlamı emmek ediminden türemiştir. Bu şöylece ayrılabilir: emik (I) 1. Emilmekten çürüyen yer. 2. Emme izi. GTS'de verilen üçüncü anlam, "İnsan beyni", bir yanda dursun. Bu kez imik'in kökleri ayrıştırılacak. Birinci olarak verilen "gırtlak" anlamını taşıyan 'imik' sözü 'ümük' sözünün bir biçimidir. Üçüncü olarak verilen sinema...